22 Kasim 2008 pazartesi gunu Karakoy’deki Kadikoy iskelesinin battigini duyunca kulaklarimiza inanamadik!... Su anda dunyanin diger tarafinda yasayan iki eski Istanbul'lu olarak Karakoy-Kadikoy hattinin gunluk hayatimizda artik hic bir yeri olmamasina ragmen hissettigimiz tepkinin yogunlugu bizi bile sasirtti.
Saka mi? Yillarin koskoca Karakoy iskelesinden mi batmis? Hani o ufak taksi motorlarin degil, bildigimiz sehir hatlarinin heybetli vapur iskelesi? A aaa? Nasil yani? Niye? Lodostan dubalar su mu almis? Hay Allah! Tamamen mi batmis? Bir de firtinada aciga suruklemis ha? Yarali, olu var mi? E iyi bari, Allah korumus… Peki vapur seferleri ne olmus? Insanlar ise okula nasil gidip gelicek simdi? Of simdi herkes Eminonu ve Besiktas'a yigilmistir, otobus, dolmuslarda yer bulunmaz, trafik te arap sacina donmustur…. Peki iskele hala orda mi? Tuzla’ya cekilmis. Acaba yenisi ne zaman acilir. Hay Allah, inanilmaz bir olay!!!!.....
Bu ilk tepkiden sonra nostalji bastirdi, her zaman orda olacagini varsaydigimiz o vapur iskelesinde verilen randevular, yasanan siradan, muhtesem, aci, tatli, surreal, absurt, komik olaylar bir bir film seridi gibi gozumuzun onunden gecmeye basladi.
Bu blog sayfasinda Istanbullu veya yolu Istanbul’dan gecen herkesi Karakoy’deki Kadikoy vapur iskelesi ile ilgili anilarini paylasmaya davet ediyoruz...
Kimbilir kimler geldi, kimler gecti ve akla hayale sigmayacak neler oldu…..
I arrived in Istanbul the same day that this happened.
The next morning I went to Karakoy to get on the boat and the dock was
gone.
I thought that it was removed because of the construction route for the
tube under the sea. When I got to Nomino and Duran Eniste home, they told me the dock flip over early that morning.
Here are some photos. (see attached above).
Peter from Izmir. er we r rr wr wt
Posted by: escort bayan ankara | Thursday, 17 November 2011 at 16:24
http://oppao.net/n-ona/
http://oppao.net/navi/
http://oppao.net/new-d2/
http://oppao.net/fd3/
http://oppao.net/soap2/
http://oppao.net/bg2/
http://oppao.net/host2/
http://oppao.net/lesson2/
http://oppao.net/op2/
http://oppao.net/fl3/
http://oppao.net/bb2/
http://oppao.net/s-este/
http://oppao.net/rd2/
http://oppao.net/kawa/
http://oppao.net/n-club2/
http://s-auc.net/
Posted by: オテモヤン | Saturday, 27 March 2010 at 09:16
Zsr zor biraraya getirdigimiz parayla vapura binip karsıya gecmek sankı bambaska bir dünyaya gıtmek gıbı bırseydı. Haftasonlrarında arkadaslarla vapurda üşüye üşüye içtigimiz cayın tadı hala damagımda ıcımı donduran bogaz ruzgarı ıcıme işliyor
Posted by: selma kovan | Saturday, 27 December 2008 at 07:18
Izmir'liyim... Cocuklugumun yaz tatilinin mekani hep ozlemle dusledigim Istanbuldu...
Istanbul'un dortbir yanina dagilmis
Balkan gocmeni genis akraba aginin ziyaretleri sirasinda Rumeli yakasini Anadolu yakasina baglayan
ayagiydi, Karakoy Iskelesi...
Genclik yillarimda ise Ankara'dan mavi trenle baslayan yolculuklarda sevgilinin yasadigi yakadaki ilk nokta.
Posted by: Tayfun Cizmeci | Wednesday, 10 December 2008 at 20:48
Izmir'liyim... Cocuklugumun yaz tatilinin mekani hep ozlemle dusledigim Istanbuldu...
Istanbul'un dortbir yanina dagilmis
Balkan gocmeni genis akraba aginin ziyaretleri sirasinda Rumeli yakasini Anadolu yakasina baglayan
ayagiydi, Karakoy Iskelesi...
Genclik yillarimda ise Ankara'dan mavi trenle baslayan yolculuklarda sevgilinin yasadigi yakadaki ilk nokta.
Posted by: Tayfun Cizmeci | Wednesday, 10 December 2008 at 20:47
Yeni yil kutlamalari gibi bir etkinlik sirasinda olsaydi cok kotu olurdu.
Posted by: Hadi Cansu | Thursday, 04 December 2008 at 00:10
Merhaba herkese,
benim de Karaköy İskelesi anım çoktur. Sevgili eşimle tanışmamızın bana katmış olduğu en güzel hatıraların geçtiği yoldu Karaköy İskelesi.. Ben eşimin yanına (tabii o zaman sevgiliyiz) Kadıköy-Karaköy vapuru ile giderdim. Ya da o benim yanıma geldiğinde bu hattı kullanırdı. Hatta bir gün birlikte Karaköy'den Kadıköy'e geçerken adamın biri bana laf atmış. Ben duymamıştım. O adamı az daha denize atıyordu o zamanki sevgilim şimdiki eşim.. Hala o günü anar dururuz. Bir bayan olarak hafif tereddüt yaşadığım ama aynı zamanda sahip çıkılma duygusunun yaşattığı hazzı Karaköy İskelesinin tam önünde yaşadım ben :)) Umuyoruz ki yeni hatıralar yaşatacak başka bir iskele acil bir şekilde yerini alacaktır. İstanbul'un bazı değerleri şekil değiştirse de asla yer değiştirmez..
Posted by: Zuhal SARI | Tuesday, 02 December 2008 at 01:52
Gül Teyze;
Beyazıt'ta okuyan birisi olarak Karaköy İskelesi ile ilgili anılarım çok. İkinci öğretim nedeni ile eminönünden son vapur olan 20:35'e genellikle yetişemez ve köprünün üstünden tıngır mıngır yürür karaköy iskelesine giderdik. O zamanlar iskele çok harap bir haldeydi ama gençliğin verdiği cesaretle tabi ki hiçkimse çekindiğini telaffuz etmiyordu :) Koşa koşa kapıların kapanmasına ramak kala yetiştiğimiz günleri hatırladım televizyondaki görüntüleri gördüğümde ... Çok yazık oldu caanım iskeleye, tüm insanları sefil etmelerine değdi mi merak ediyorum. Şimdi daha fazla para kaybetmediler mi? Bir de iskelenin çevresindeki esnafa da yazık olmadı mı? O insancıklar ne yapacaklar iskele açılana kadar? Ya öğrenciler? Onların en çok kullandığı iskelelerden biriydi birçok okula yakınlığı nedeni ile. Şimdi hepsi perişan halde ...
Güzel anılar film şeridi gibi geçiyor gözümün önünde, keşke filmin sonu böyle olmasaydı ...
Sevgiler,
Özlem Hüsem Yavuzer
Posted by: Üniversite zamanları | Monday, 01 December 2008 at 23:53
Merhaba
Benim Karakoy iskelesi ile ilgili pek bir anim yok fakat batmasi ile ilgili tepkim cok buyuk.
Dusunsenize yillardir oldukca yogun birsekilde kullanilan bir iskele bir firtinada yok oldu.
Sizce de biraz garip degilmi.
Cunku bu kadar yogun kullanilan bir bolgenin bakimininda yapilmasi gerekir diye dusunuyorum.
Ama IDO A.S. saniyorum bakim yaptirmak yerine birilerinin ceplerini doldurmus.
Cunku oldukca fazla kazanan bir sirket.
Bu iskele duzenli olarak takip edilseydi.tum bakimlari yapilsaydi bu kadar cabuk batabilirmiydi??? Tabii hayir.
Yani kabahati ruzgarda aramamak lazim..
Ustelik butun gazeteler su sekilde haber yapti "Firtina iskele batirdi"
"Karakoy iskelesi lodos sebebiyle batti"
Hayiiirrr.Bu haberin asil manseti su olmalidir.
"HERGUN BINLERCE KISININ KULLANDIGI KARAKOY ISKELESI GEREKLI BAKIMLARI YAPILMADIGINDAN BATTII"
Aslinda hissettigim yazdiklarimdan coook daha buyuk ama bu kadari yeterli diye dusunuyorum
Tesekkurler
Eda MENGI
Posted by: Eda MENGI | Monday, 01 December 2008 at 17:10
Selam Arzucum
Istanbulda oturup ıskele ıle ılgılı anısı olmayan tabıkı yoktur. Batmadan yaklasık 5 saat once son defa ıskeleyı kullanmıs bır kısı olarak son anım ne bılıyormusun. Yapanlara ettıgım küfürler...malum o gün çok fazla lodos vardı vapur çok zor yanaştı ve elımdede ıcınde kırılacak öteberi olan paketlerle o kalabalıkta bınmekte cok zorlandım. çünkü yine tek bır kapı açmışlardı ve okapıda zor acıldıgı ıcın nekadar zorluk cektım ve bunu bu sekılde yapanlara dıye sıraladım.....ve 5 saat sonra kanal türkte tesadüfen batısını naklen seyretım gözlerımıze ınanamadık....ıcımden amma beddua etmısmım ama koca ıskeleyı batırdım dıye geçtı. nasıl ama demekkı benı kımse kızdırmasın.
sevgiler
Posted by: Fuat | Monday, 01 December 2008 at 06:46
Yıllarca güzergah olarak kullandığım bir mekanın yok olmasına inanmak istemedim. 1966-1992 yılları arasında insanın hergün gazetesini bile aynı yerden aldığı ve birbirlerine aşina yüzlerin artık aynı mekanda olamaması gerçekten üzücü.
Posted by: İstanbul Hatıraları | Sunday, 30 November 2008 at 23:00
http://www.youtube.com/watch?v=YdD14W1eoXs
Kadikoy iskelesinde halay cekenler!!!...
Posted by: Arzu & Gul | Sunday, 30 November 2008 at 22:57
http://www.simgolo.com/Video/337192891815.smgl
portatif Karakoy iskelesi
Posted by: | Sunday, 30 November 2008 at 03:39
http://www.todayszaman.com/tz-web/detaylar.do?load=detay&link=159674
Posted by: | Sunday, 30 November 2008 at 03:34
Hayatimdaki en mutlu anilarindan biri bir yaz aksami Karakoy iskelesinin hemen yanindaki bir bankta sevgilimle oturup sehrin isiklarini, seslerini, yanasip kalkan vapurlari seyrettigimiz, kendi aramizda gelene gecene birer hikaye uydurup sakalastigimiz gece olsa gerek...
O gece herhangi bir eglence yerinde olmaktansa sevdigim birine yaslanip, kuru bir bank ustunde Karakoy limanindan sehrin akisini seyretmek cok tatliydi.
Posted by: | Sunday, 30 November 2008 at 03:20
http://www.youtube.com/watch?v=xrMYxyJgxKo
Posted by: Karakoy limani 2007 yilbasi partisi | Sunday, 30 November 2008 at 02:42
gecen sene bu siralar Karakoy'de yilbasi kutlaniyormus
Posted by: Karakoy limani 2007 yilbasi partisi | Sunday, 30 November 2008 at 02:41
Gectigimiz yaz uzun sure sonra Istanbul'u ziyarete geldigimde eski bir okul arkadasimla bulusup vapurla Kadikoy'den Katakoy'e gectik. Karakoy'de tam vapurdan indik... bir an birinin bize baktigini hissettik.
Kalabaligin icinden orta boylu, esmer, uzun kivircik sacli, biraz entel dantel tipli bir adam gozunu dikmis bize bakiyor. Ama yuzunde hafif bir gulumseme, sanki bizi gordugune sasirmis, "inanmiyoruuuuuum"vari bir ifade. Oooyle baka baka kalabaligin arasina karisip kaybolup gitti.
Arkasindan epey kafa patlatmistik Allah Allah bu adam bizim sinif arkadasimiz filan miydi? yoksa genel sapik mi? Kiiiimbilir.....
Posted by: Zeynep | Saturday, 29 November 2008 at 11:28
1950'lerde ilk Amerika'ya geldigimizde bir baska Turk aileyle tanistik. Klasik diaspora sohbetine basladik: ne kadar zamandir burdasiniz, nerdensiniz, ne is yapiyorsunuz, hangi okuldansiniz vb.
Derken birden bizim yeni arkadas heyecanla "ben sizi cikarttim!" dedi. Ama ben onu cikartamadim. Meger Istanbul'da ogrencilik yillarimizda hergun ayni vapurla gelir gidermisiz. Ben o zaman genc, cevik, biraz da sabirsizim. Daha halatlar baglanmadan, iskeleler inmeden, vapur iskeleye 3-4 karis yaklasti mi ben ziplar, kendimi oteki tarafa atardim.
Meger bizim ahbap ve arkadaslari da her gun beni gorur, su cocuk bir gun dusse de gulsek diye benim suya dusecegim gunu beklerlermis!...
Posted by: Halit | Thursday, 27 November 2008 at 18:45
It was the mid 1980's, me and my husband were Fulbright scholars in Istanbul. One stormy day I made the mistake of taking the ferry to cross to the other side. I think there was an extreme case of lodos winds, presumably similar to the one that sunk the Karakoy port.
Back in the day, we had walkmans instead of iphones. As we were trying to cross from Kadikoy to Karakoy Elvis Presley's "it's Now or Never" came on my walkman. Already the nerved from the storm, the song did nothing to soothe my panic. If we had cell phones, I'd have been making my last phone calls to loved ones. After all, it was now or never, our ferry seemed doomed!... I was eyeing the life vests, the life rafts, ready to take off my shoes and swim for my life. The 30 minutes or so it often takes to get to the other side seemed to last forever. I think I was ready to kiss the ground when we finally arrived at the port...
Finally reaching the Karakoy port signified safety for me that day, too bad it too sank eventually, at a storm similar to the one that irked me so much. Glad to hear nobody was hurt...
Posted by: Halit | Thursday, 27 November 2008 at 18:30
Sene 1947-48 olsa gerek. Ben Erenkoy'de oturup Istanbul Universitesi Edebiyat fakultesinde okurken hergun okula Kadikoy-Karakoy hatti uzerinden vapurla gider gelirdim.
Her sabah 7:30 vapuruyla karsiya gecen grup hemen hemen hic sasmaz bir sekilde ayni kisilerden olusurdu. Ismen birbirimizi tanimasak veya selamlasmasak bile herkesin iskeleye geldigi saat, iskelede bekledigi nokta, aliskanliklari (kimi hergun gec kalir alelacele son anda yetisir, kimi vapur beklerken ayakta uyuklar vb), vapura binince oturdugu yer, yolculuk boyunca yaptiklari hep ayniydi. Oyle ki herkesin bir yeri belli, kimse basjasinin yerine oturmaz, o kisinin sabah yolcugulugu sirasindaki adet, aliskanliklarini nerdeyse cayini kac sekerli ictigine kadar ezbere bilirdi...
Bazen bu ismen tanimadiginiz ama gunluk hayatinizin icine islemis olan yol arkadaslariyla tesadufen, out of context, baska alakasiz bir yerde karsilasinca ister istemez refleks olarak gulumser, sonra da gunun geri kalaninda o sahsi nerden tanidiginizi cikartmaya calisirdiniz.
Posted by: Semra K | Thursday, 27 November 2008 at 18:03
Nedense Karakoy iskelesi benim birkere kabus olarak ruyama girmisti.....O zaman oglum 1,5-2 yaslsrindaydi. Ruyamda ben, oglum ve yakin bir arkadasimin kucuk oglu vapurla karsiya geciyormusuz. Tam vapur Karakoy'de iskeleye yanasiyor, halatlari atma asamasinda kasla goz arasinda Devon, arkadasin emanet oglu suya dusuyor!.. Ben panik halinde donakaliyorum... Minnacik cocuk yuzemez, vapur iskeleye yaklastikca arada sikisip ezilecek, pesinden atlasam beraber ezilicez, hem ben Devon'u kurtarmaya suya atlasam kendi oglum ne olacak, ya o da pesimizden duserse!... Iskeleye yanasmayin, vapuru durdurun, cocuk dustu diye ciglik atmak istiyorum ama sesim cikmiyor. Etrafimda kimse durumun farkinda degil, herkes kendi telasinda... Cocuk bogulacak, kendi oglum bana yapismis,,,O caresizlikle kivranirken uyandim neyse ki. Aman neyse ruyaymis diye epey bir rahatlamis ama beri yandan da bir sure bu ruyanin etkisinde kalmistim,,,
Posted by: | Thursday, 27 November 2008 at 13:59
karaköy iskelesi ile ilgili aslında bir çok anım var sevgili arzu,,ama benim için en onemli ve komik olan iki anektodu nakledeyim,,,,,birincisi akademide genç bir ögrenci iken, bir arkadasımla okul cıkısı kadıkoye gitmek için hep karakoy iskelesinden vapura biner ve vapura adım atar atmaz sahlep içerdik,,o anın mutlulugunu ve naifliğini halaaa hatırlar ve buyuk keyif alırım, bu güzelliği bize karaköy iskelesi yasatmısti,,,,komik olan ise bir sabah kadıkoyden okula gitmek için karakoy vapuruna binmiştim,,kaptan karaköy iskelesine geldi ve yaklasık 15 dakika vapuru iskeleye yanastiramadı,,,,yolcular en sonun da söylenmeye basladılar ve akabinde kaptanın sabahın o saatinde sarhoşşş oldugu haberi yayılmaya basladı,,,,bir kaç kişinin yukarı kaptan köşkune dogruuu ttüüüü,yazıklar olsun sabah sabah diye tükürük ekzersizleri yaptıgini görüştüm :-))
Posted by: recep batuk | Thursday, 27 November 2008 at 11:01
:-) Metin dayim iyi ki kendisini denize dusurmemis... Zaten isin icine Metinikonun girdigi bir hikayeyi duz bir suratla dinlemek mumkun degil. Paylasimlarin icin cok tesekkur ederim.
Hepinize sevgiler,
Arzu
Posted by: Arzu & Gul | Thursday, 27 November 2008 at 10:07
Arzu esas Metin dayı'nın daha komik bir anısı var.
Oda söyle; Büyük Dayın o zaman Amasra da Turnedeydi. Bizden, giderken ayakkabısını unutmuş göndermemizi istemişti. Metin dayın da Karaköy iskelesinde büyük dayına ayakkabıları nasıl göndereyim diye telefon edecekmiş, elinde büyük dayına göndereceği ayakkabılarda var. Telefon ederken ayakkabıları telefon kabininin üstünde bir boşluk varmış, oraya koymak istemiş. Bir bakmış ayakkabı yok. Meğerse oradan ayakkabı denize düşmüş, oda arkasından baka kalmış. Büyük dayında ne oldu bir şey mi oldu demiş. Metin dayında,hacet kalmadı, ayakkabılar deniz yoluyla geliyor demiş. Tabiî ki fırçayı'da yemiş.
Selam ve sevgiler.
Emin Sezgin, Bursa
Posted by: Arzu & Gul | Thursday, 27 November 2008 at 10:01